Her Anıyla Alıntılanan Geçmiş/ Past, in Each of its Moments, be Citable 28.05-17.07.2016 by sezgi abali attal

Walter Benjamin’in ‘Tarih Kavramı’na ilişkin İstanbul'da düzenlenen bir sergi
28.5. - 17.7.2016
DEPO
Lüleci Hendek Caddesi, No: 12, Tophane - İstanbul

Küçük-büyük ayrımı yapmaksızın olayları anlatan tarihçi, geçmişte herhangi bir zamanda gerçekleşen bir olay, tarih için bir kayıp değildir gerçeğinin altını çiziyor.
(Walter Benjamin: Tarih Kavramı Üzerine Tezler)

„Past, in Each of its Moments, be Citable – On Walter Benjamin‘s Concept of History in the City of Istanbul“ projesi, Türkiye’den altı, Almanya’dan beş sanatçıyı, Walter Benjamin’in ‘Tarih Kavramı Üzerine Tezler’ adlı metninin Istanbul’a uyarlanması üzerine davet ediyor.

Berlin’de yaşayan sanatçı Patrizia Bach tarafından hayata geçirilen proje dahilindeki sanatçılar, metinleri okumak, tartışmak ve tüm bunların üzerine yeni işler ve işbirlikleri oluşturmak üzere, Nisan 2015 den bu yana belirli aralıklarla bir araya gelmekte. Farklı sanat disiplinleri arasında enstalasyon, çizim, fotoğraf, tasarım, makina mühendisliği ve sanat ve siyasi aktivizm bulunuyor ve bu şekilde farklı bakış açılarından kent ile ilgili edinilen tarihi bulguların fragmanlarını ve yansımasını sergiliyor. 

Sezgi Abali, Patrizia Bach, Dogu Cankaya, Juliane Eirich, Benjamin Maus, Lara Ögel, Cagri Saray, Elena Tezak, Andreas Töpfer ve Bilal Yilmaz sözde önemsiz olan ve ihmal edilenin arayışındalar.

Kişisel tarihin yanı sıra, toplumsal tarihten alıntılar yapıyorlar, kimlik ve tüketime dair toplumsal ve bireysel ihtiyaçları araştırıyorlar, nesnelerin üretiminde el sanatlarını ve otomasyonu inceliyor ve kentin altyapılarına dair farklı yapılanmalara dikkat çekiyorlar.

Serginin açılışı 28 Mayıs tarihinde Depo, Istanbul’da gerçekleştirilecek ve 17 Temmuz'a kadar ziyaret edilebilecek.

Sergi kapsamında gerçekleştirilecek çeşitli sunumlar ve yuvarlak masa toplantı programı hakkında bilgi için http://www.depoistanbul.net/adresini ziyaret edebilirsiniz.

Proje destekçileri arasında Berlin Kültür Yönetimi, Depo, İstanbul, Halka İstanbul ve Goethe-Institut Istanbul bulunuyor.

------------------------------------------------------------------------------------

„Der Chronist, welcher die Ereignisse hererzählt, ohne große und kleine zu unterscheiden, trägt damit der Wahrheit Rechnung, daß nichts was sich jemals ereignet hat, für die Geschichte verloren zu geben ist.“ 
(Walter Benjamin: Über den Begriff der Geschichte)

Das Projekt „Past, in Each of its Moments, be Citable – On Walter Benjamin‘s Concept of History in the City of Istanbul“ lädt sechs türkische und fünf deutsche Künstler_innen dazu ein, Walter Benjamins Text ‚Über den Begriff der Geschichte‘ auf die Stadt Istanbul zu übertragen. Initiiert von der Berliner Künstlerin Patrizia Bach traf sich die Gruppe seit April 2015 regelmäßig, um gemeinsam den Text zu lesen und diskutieren, und darauf aufbauend neue Arbeiten sowie Kollaborationen zu entwickeln. Die unterschiedlichen künstlerischen Arbeitsfelder bewegen sich zwischen Installation, Zeichnung, Fotografie, Design, Maschinenbau und künstlerisch-politischem Aktivismus und bearbeiten so aus verschiedenen Blickwinkeln Fragmente und Überlieferung der vorgefundenen Geschichte der Stadt.

Sezgi Abali, Patrizia Bach, Dogu Cankaya, Juliane Eirich, Benjamin Maus, Lara Ögel, Neriman Polat, Cagri Saray, Elena Tezak, Andreas Töpfer und Bilal Yilmaz suchen in der Gegenwart das scheinbar Nebensächliche, Vernachlässigte. Sie zitieren persönliche Geschichte neben allgemeiner, untersuchen gesellschaftliche und individuelle Bedürfnisse nach Identität und Konsum, beleuchten Handwerk und Automatisierung in der Produktion von Dingen und zeigen unterschiedliche Formen von Infrastrukturen in der Stadt.

Die Ausstellung wird am 28. Mai bei Depo, Istanbul eröffnet und läuft bis zum 17. Juli 2016.

Begleitend zur Ausstellung finden Vorträge und Gesprächsrunden statt, das Programm wird auf http://www.depoistanbul.net/ bekanntgegeben.

Das Projekt wird freundlich unterstützt durch die Kulturverwaltung des Landes Berlin; Depo, Istanbul; Halka Istanbul und dem Goethe Institut Istanbul.

her anıyla.jpg

Olayları önemlerine göre ayırt etmeden sayıp döken vakanüvis, şu doğrudan yola çıkar: Hiçbir olay tarih için kaybolmuş sayılamaz.

Her Anıyla Alıntılanan Geçmiş: Walter Benjamin'in Tarih Kavramı Üzerine bir Sergi Denemesi Türkiye'den altı, Almanya'dan beş sanatçıyı Walter Benjamin'inTarih Kavramı Üzerine tezlerini İstanbul'da okumaya, irdelemeye ve dönüştürmeye davet ediyor.

Berlinli sanatçı Patrizia Bach'ın girişimiyle biraraya gelen grup, 2015 Nisan'ından bu yana Alman düşünürün yazdıklarını okuyor ve bunlar üzerine tartışıyor. Sanatçılar metinle ilgili bilgi ve deneyimlerini, metne farklı yaklaşımlarını kolektif şekilde paylaşarak, Benjamin'i şehre nakletmekle kalmayıp, onun muğlak yazılarını şimdi ve burada hakkındaki kendi kavrayışlarına taşıdılar. Bu süreç esnasında Walter Benjamin'in metninden, her bir sanatçının pratiğinde giriş noktası, araç, metod ve eleştirel otorite olarak yararlanıldı.

Sanatçılar şehirdeki saklı fragmanları, görünüşte marjinal ve ihmal edilmiş olanı araştırdı. "Kentsel fizyonomlar" olarak kişisel tarih ve tarihlere, bunları jenerik geleneksel tarihle kümelendirerek, atıfta bulunuyorlar, bireysel ve toplumsal kimlik ihtiyacı ve tüketim, zanaat, otomatik üretim ve İstanbul'un bugünkü kentsel altyapısı gibi konuları araştırıyorlar.

Bu proje, yerleştirme, çizim/illüstrasyon, fotoğraf, tasarım, mühendislik, işbirliği ve sanatsal aktivizm yoluyla, Walter Benjamin'in tarihin havını tersine tarama görevi üzerine sadece düşünmekle kalmayıp bu işi bağımsız olarak sürdürebilmeyi de istiyor.  

 

Etkinlik Programı:

Sergiye, sanatçı konuşmaları, proje sunumları ve Walter Benjamin'in yapıtının İstanbul‘la ve günümüzle nasıl bağlantılandırılabileceğini tartışan akademik bir panelden oluşacak etkinlikler eşlik edecek.

Konuşma ve sunumlar Türkçe ve İngilizce yapılacaktır. Çeviri konuşma özetleri etkinlik öncesi dağıtılacaktır. Tüm oturumlar her iki dilde tartışma katılımına açıktır.

Etkinlik koordinasyonu: Caroline Adler

Çarşamba, 1 Haziran

15:00 - 16:00 Benjamin ve Materyal(izm) (TR/EN)

Araştırma Sunumu İstanbul'da ZanaatkârlıkBilal Yılmaz (TR)

Söyleşi: Elena Tezak ve Aslı Kıyak İngin (Made in Şişhane) (EN)

Bilal Yılmaz ve Elena Tezak İstanbul'daki el sanatları konusunda yaptıkları araştırmayı sunacaklar. El işi nesneler (maddesellikleri ve değerleri), geleneksel el işçiliği pratikleri ve tanımlayıcı özelliklerinin yanı sıra şehirde yerinden edilmeleri, her iki sanatçının işlerinde ve araştırmalarında çok önemli yer tutuyor.

Elena Tezak, Made in Şişhane ağını başlatan Aslı Kıyak İngin'i, yerel zanaat kuruluşlarının İstanbul'un tasarım ve üretim altyapısındaki rolü ve sahip oldukları potansiyeli kullanma stratejileri üzerine konuşmak üzere davet ediyor.

16:30 - 17:30 Benjamin ve Kentsel Mekân (EN)

Sanatçı Konuşması: Lara Ögel, Neriman Polat, Patrizia Bach, sunuş Caroline Adler

 Sanatçılar Lara Ögel, Neriman Polat ve Patrizia Bach, Caroline Adler'le toplumsal eylemin izleri ve bir fantazmagori alanı olarak İstanbul hakkında konuşacaklar. Üç sanatçı kentsel mekâna kendi yaklaşımları (onun içindeki hareketleri), Benjamin'in tarih hakkındaki düşüncelerini kavrayışları ve kendi işlerine dahil etme şekillerini anlatacaklar.

18:00 - 20:00 Panel Bugün Benjamin (EN)

Aslı Odman, Derya Özkan, Meltem Ahıska, Susan Buck-Morss

Aslı Odman'ın Benjamin'i bugün Türkiye'de okumak sunuşuyla

Aslı Odman (Mimar Sinan Üniversitesi), Derya Özkan (Ludwig-Maximilian Üniversitesi, Münih), Meltem Ahıska (Boğaziçi Üniversitesi) ve Susan Buck-Morss (CUNY Graduate Center, New York) Walter Benjamin'in tarih ve kentsel mekân hakkındaki çalışmalarının önemi ve çağdaşlığı, eleştirel çıkarımları ve en önemlisi de bugün İstanbul'da Benjamin okumanın ne anlama geldiği üzerine tartışacaklar.

Panel tartışma ve katılıma açıktır, konuşma dili Türkçe ve İngilizcedir.

20:30 - 21:15 Müdahale (TR)

Adonyl Elixir Proje Sunumu: Sezgi Abalı, Okuma: Melih Ziya Sezer

Adonyl Elixir, Kadıköylü eczacı Melih Ziya Sezer'in medikal koleksiyonu ve şiirlerinden yola çıkıyor. Sezgi Abalı'nın, Melih Ziya Bey'in Bütün Şiirleri (1949)antolojisinden seçtiği şiirler sanatçının Kadıköy'de gerçekleşen kentsel dönüşüm hakkındaki araştırmasına kılavuzluk etti.

Proje sunumuna, Melih Ziya Sezer'in yapacağı okuma eşlik edecek. 

Bize Ait Bir Oda/A Room of Our Own 09.05-04.08.2017 by sezgi abali attal

“Bize Ait Bir Oda” sergisi, 9 Mayıs – 4 Haziran 2017 tarihleri arasında Ark Kültür’de izleyici ile buluşuyor. Yirmi üç sanatçıyı bir araya getiren sergide resim, desen, video, fotoğraf, heykel, enstalasyon, illüstrasyon ve performans gibi farklı disiplinlerden çalışmalar yer alıyor. Doğurganlık, annelik ve dişil döngüleri kadın bakış açısı ile ele alan sergi, bu konular üzerine ön yargıları ve klişeleri sorgulayarak kadınlık hallerini izleyici ile beraber yeniden kurgulamayı ve deneyim paylaşımını hedefliyor.
Sergide yer alan sanatçılar alfabetik sıra ile Ada Tuncer, Arzu Arbak , Arzu Yayıntaş, Ecem Yerman, Ece Eldek, Elif Varol Ergen, Fatoş Irwen, Gizem Aksu, Gökçe Deniz Balkan, Güneş Terkol, Işıl Eğrikavuk, Merve Çanakçı, Nancy Atakan, Neriman Polat, Nurcan Gündoğan, Oda Projesi, Özgül Arslan, Seçil Yersel, Sena Başöz, Sevil Tunaboylu, Sezgi Abalı ve Yasemin Nur.
“Bize Ait Bir Oda” sergisi, Arzu Yayıntaş ve Güneş Terkol’un 2015’ten beri annelik ve doğurganlık üzerine yaptığı atölyelerin bir devamı niteliğinde. İktidar sahiplerinin ve medyanın anneliği tek tipleştiren, çocuk bakımını basite indirgeyen, anne olmanın bir tercih meselesi olduğunu görmezden gelen yaklaşımlarına ve anneliği kadının üzerinde bir baskı mekanizması olarak kullanılmasına bir tepki olarak başlayan atölyeler, bu sergide kavramsal olarak daha da genişleyerek dişil döngüleri de kapsamına aldı.
Sergi küratörü Arzu Yayıntaş, konsept geliştirme ve sergi tasarımında Güneş Terkol ve Sevil Tunaboylu ile birlikte çalıştı. Üçlü, doğurganlık ve dişil döngüler üzerine (Kadının kendi doğumu, regl, doğum yapmak, düşük, kürtaj, biyolojik saat, menopoz) 7 başlıkta hazırladıkları soruları paylaşarak bu konularda çalışmak isteyen sanatçılara açık çağrı yaptı. Bu çağrıya cevap olarak bazı sanatçılar sergi için yeni bir iş yapmayı önerirken, bazıları ise daha önce ürettikleri ama daha önce sergileme şansı bulamadıkları eserlerini arşivlerinden çıkardılar. Sorular yoluyla yapılan sergi çağrısıyla bu konularda çalışmak isteyen sanatçıların işbirliğine ve katılıma açık bir yaklaşım benimsenerek, klasik otoriter sergi küratörlüğü anlayışından farklı, daha eşitlikçi ve kapsayıcı bir tutum ile sergi mekanı ortak bir alan olarak kurgulandı.
Sergi, iktidarın tek tipleştiren söyleminin aksine annelik ve kadınlık deneyimlerinin çok çeşitli olduğunu ve her kadının doğurganlık ve dişil döngüler üzerine paylaşacak çok şeyi olduğuna işaret etmeyi, bu deneyimleri çoğaltarak görünür kılmayı ve kadın dayanışmasını güçlendirmeyi hedefliyor.
Farklı disiplinlerin ve yaklaşımların biraya getirildiği sergi kapsamında atölyeler, konuşmalar ve performanslar da gerçekleşecek. Bu etkinliklerin duyurusu için serginin facebook sayfasını takip edebilirsiniz.
Bize Ait Bir Oda sergisi 4 Haziran 2017 tarihine kadar Pazartesi ve Salı günleri hariç 11:00 – 19:00 saatleri arasında ücretsiz olarak Ark Kültür’de ziyaret edilebilir. 9 Mayıs 18.30’daki açılışa bekliyoruz. Detaylı bilgi için bizeaitbiroda@gmail.com adresine ya da Bize Ait Bir Oda facebook sayfasına yazabilirsiniz. https://www.facebook.com/groups/bizeaitbiroda#bizeaitbiroda

Anneliğe, Kadınlığa ve Dişil Döngülere Dair Bir Sergi:
Bize Ait Bir Oda
9 Mayıs – 4 Haziran 2017
Açılış: 9 Mayıs 2017, Salı 18:30
Ark Kültür
Kılıçali Paşa Mahallesi,
Batarya Sk. No:2, 34430 Beyoğlu/İstanbul
Pazartesi ve Salı günleri hariç her gün 12.00–19.00

“A Room of our Own” exhibition will meet the viewers between the dates 9th May – 4th June 2017 in Ark Kültür. The exhibition brings together 23 artists and houses works from different disciplines such as painting, drawing, video, photography, sculpture, installation, illustration and performance. Handling topics of fertility, motherhood and feminine cycles from women’s perspective, the exhibition questions the prejudices and cliches on these topics and aims to review and reconsider them together with the spectator while sharing experiences.

The artists of the exhibition in alphabetic order are; Ada Tuncer, Arzu Arbak , Arzu Yayıntaş, Ecem Yerman, Ece Eldek, Elif Varol Ergen, Fatoş Irwen, Gizem Aksu, Gökçe Deniz Balkan, Güneş Terkol, Işıl Eğrikavuk, Merve Çanakçı, Nancy Atakan, Neriman Polat, Nurcan Gündoğan, Oda Projesi, Özgül Arslan, Peri Demirbaş, Seçil Yersel, Sena Başöz, Sevil Tunaboylu, Sezgi Abalı and Yasemin Nur.

You can view a selection of visuals of works of the exhibition through:goo.gl/K7M6yL

“A Room of our Own” exhibition is a continuation of the workshops on motherhood and fertility run by Arzu Yayıntaş and Güneş Terkol since 2015. Those workshops started as a reaction to the approach of those in power and the media standardising motherhood, oversimplifying child care, ignoring the fact that motherhood is an issue of choice and the use of motherhood as a repression mechanism on women. In this exhibition, the concept expanded containing the feminine cycles.

The curator of the exhibition Arzu Yayıntaş worked together with Güneş Terkol and Sevil Tunaboylu in the concept development and the exhibition design process. The trio prepared a questionnaire on fertility and feminine cycles (the birth of a woman, menstruation, giving birth, miscarriage, abortion, biological clock and menopause) under 7 titles and made an open call to artists willing to work with these concepts through sharing the questionnaire. As a response to this open call, some artists proposed to make new work for this exhibition while others proposed readily available work from their archives that they did not have the opportunity to exhibit before. An approach that is different from classical authoritarian curatorship, more open to the collaboration and contribution of artists willing to work in this field was taken with the open call made through the questionnaire and the exhibition space was organised as a common space with a more equalitarian and embracing attitude.

Contrary to the ruling power’s standardising discourse, the exhibition aims to underline the fact that motherhood and womanhood experience has many different forms and every woman has much to share on fertility and feminine cycles, make more experiences visible and strengthen women solidarity.

The exhibition bringing together different disciplines and approaches will also host workshops, talks and performances .The announcements of these events can be followed up on the facebook page of the exhibition.

“A Room of our Own” exhibition can be visited until 4th of June everyday except monday and tuesday between 11:00-19:00 at Ark Kültür. The admission is free. All art enthusiasts are invited to the opening on 9th of May at 18:30. For more detailed information you can contact us via bizeaitbiroda@gmail.com or our Facebook page;https://www.facebook.com/groups/bizeaitbiroda #bizeaitbiroda

An Exhibition on Motherhood, Womanhood and Feminine Cycles:
A Room of our Own
9th May – 4th June 2017
Opening : 9th May 2017, Tuesday 18:30

Ark Kültür
Kılıçali Paşa Mahallesi,
Batarya Sk. No:2, 34430 Beyoğlu/Istanbul
Open everyday except Monday and Tuesday 12.00–19.00

poster.jpg
18880316_10158726926090075_8010668992382129323_o.jpg
ecem yerman.jpg
oda.jpg
sezgi abalı.jpg
Özgül-Arslan-Sağ-Beni.jpg
sevil tunaboylu.jpg
Seçil-Yersel-Pentuka-Kata-1-1024x768.jpg
arzu yayıntaş.jpg

Uykusuzlar Atlası/Atlas of the Sleepless 12.02-12.03.2016 by sezgi abali attal

12 Şubat- 12 Nisan 2016, halka sanat/ galeri'de!

halka sanat projesi, ilkini 2014 yılında, “Güncel Nadire Kabinesi 1: Toplama, Saklama ve Sergileme Üzerine Etnografik Bir Deneme” adlı sergiyle başlattığı Güncel Nadire Kabineleri Sergi Dizisine UYKUSUZLAR ATLASI isimli grup sergisiyle devam ediyor.

12 Şubat – 12 Nisan 2016 tarihleri arasında halka sanat projesi’nin Moda’da bulunan galeri alanı halka sanat/ galeri’de gerçekleşecek olan “Güncel Nadire Kabinesi 2: Uykusuzlar Atlası” uyku kavramından hareketle yaşadığımız tarihte ve coğrafyada üzerinde durup, düşünülmesi gereken uyku metaforları üzerine yoğunlaşıyor.İpek Çankaya’nın kavramsal çerçevesini oluşturduğu Uykusuzlar Atlası’nın araştırdığı biraz da uykularda geçen zamanın ya da uyuyamama halinin insanı başka duygu durumlarından, başka buluşmalardan, başka ruhsal ve zihinsel arayışlardan alıkoyup koymadığı ve uykusuzların hangi uğraşlara dalıp uykulara direndikleri gibi soruların yanıtları. Bu araştırmalar izleyiciye video, resim, yerleştirme, heykel ve fotoğraf gibi araçlarla aktarılıyor. 

Niyazi Selçuk, Neriman Polat, Orhan Cem Çetin, Seçil Yersel, Doğu Çankaya, Sezgi Abalı, Şafak Şule Kemancı, İskender Giray, Mert Öztekin, Sevil Tunaboylu, Nalan Yırtmaç, Fulya Çetin, Gümüş Özdeş, Yasemin Nur Erkalır, Ekin İdiman ve Neşe Şahin’in katıldığı sergi Pazartesi hariç hergün 11.00 – 19.00 saatleri arasında izlenebilir.

***

halka art project continues its series of exhibitions entitled Contemporary Cabinets of Curiosities, first of which took place in 2014, with a new exhibition entitled ATLAS OF THE SLEEPLESS.

The exhibition will be hosted in halka art/ gallery in Moda between February 12 - April 12, and it is based on the concept of sleep and its metaphoric meanings that needs to be thought upon in the geographies and the period we live in.

Conceptualized by İpek Çankaya, Atlas of the Sleepless also investigates if the sleep or its deprivation prevent us from other emotional states, meetings and spiritual or intellectual searches. It also tries to answer the question “what occupations are the sleepless engaged with so that they resist to sleep?” Painting, photography, video, installation and sculpture are among the media chosen to reply to the concept. Niyazi Selçuk, Neriman Polat, Orhan Cem Çetin, Seçil Yersel, Doğu Çankaya, Sezgi Abalı, Şafak Şule Kemancı, İskender Giray, Mert Öztekin, Sevil Tunaboylu, Nalan Yırtmaç, Fulya Çetin, Gümüş Özdeş, Yasemin Nur Erkalır, Ekin İdiman and Neşe Şahin are the exhibiting artists. The exhibition can be visited between 11:00 - 19:00 everyday except Mondays.